Tüzük

Yönetim

Üyelik

Ana Sayfa

  

 

  
 

Kuşdili çayırında İngiliz ve Rumlar hemen her aksam futbol maçları veya antrenman yapmaktadırlar etrafta gününe ve hava durumuna göre küçük büyük kümeler halinde gençlerden oluşan gruplar oynayanları merak ve gıpta ile seyrediyorlardı.Bu kümeleri oluşturan o semtin gençleri ,St.Joseph Lisesi mezunu Nuri Zade Ziya (Songülen)yine ayni okulun mezunu Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey ve Sami paşazade Sezai Bey'in yeğeni ve bahriye talebesi Necip (Okaner) Basra Valisi Hasan Bey'in oğlu Hassan Sami (Kocamemi)yine St.Joseph'den Hintli Asaf hemen her müsabakayı,antrenman seyretmekte evlerine giderken (neden bizlerde onlar gibi spor yapma hakkına ve imkanına sahip değiliz ?) sorularını birbirlerine sorup dağılmaktadırlar. 1907 yılının bir ilk bahar akşamında Kuşdilinde İngiliz ve Rum futbolcuların oynadıkları müsabakayı seyreden (Ziya Ayetullah ve Necip)Necip beyin Modadaki evlerine   giderler   çaylarını   içerlerken  mevzu

yine futbol dur.Üçü birden artık dimağlarında yerleşen bu fikri ortaya atarlar (Bizde bir futbol kulübü kuralım) derler.Bunu hayata geçirmenin mümkün olup olmadığı düşünülür görüşülürken diğerlerinden iki yas daha büyük olan ve mali durumu daha müsait olan Ziya Bey gerekli olan parayı ben veririm deyince diğerlerinin cesareti artar hatta bu fedakarlığından dolayı Ziya Beye sen reis olursun teklifinde bulunurlar.Ayetullah Bey katiplik görevini Necip Bey de kaptanlık ve veznedarlık görevini üstlenir.Bu üç Türk genci artık bir futbol kulübü kurmayı mutlak suretle kararlaştırmış ve isim,renk ve alamet mevzularını da bu toplantıda karara bağlamışlardır.İsim olarak alametin güzelliğinden ve muhitleri olduğundan (Fenerbahçe Futbol Kulübü)olarak isimde mutabık olmuşlar ,alamet olarak ta Fenerbahçe burnundaki Feneri seçmişlerdir.Takımın renklerine gelince Ayetullah Bey ve Necip Bey'in kıskançlık ve asalet timsali (sarı-lacivert) teklifine karşılık Ziya Bey kıskançlık ve temizlik manasına gelen (sari-beyaz)i ileri sürdü ve ısrarla müdafaa etti.Takımın forma ve levazımatını temin etme görevini üstüne almayı kabul etmesi üzerine arkadaşlar Ziya Bey'in bu arzu sunu kırmadılar.Böylece 3 arkadaş bir iki saat içerisinde 4 önemli konuyu halletmişlerdi buna göre 1-Bir futbol kulübü kuracaklardı.Reisi:Ziya Bey,<Katibi: Ayetullah Bey ,Kaptanı :Necip Bey olacaktı.

2- Adi (Fenerbahçe Futbol Kulübü)olacaktı.

3- Alameti Fenerbahçe burnunda ışık saçan Fenerdi.

4- Renkleri de Sari - Beyazdır.

Ertesi sabah üç arkadaş buluşmak üzere ayrılırlar.Sabah olur buluşurlar, doğru Baker mağazasına gidilir beyaz gömlek ve sari kumaş alırlar bir terziye götürüp beyaz gömlekler üzerine sari şeritleri diktirmek için sipariş verirler.Sonra Ziya Bey'in tanıdığı bir matbaaya giderler ,Fenerbahçe burnundaki ışık saçan fener armalı kırtasiye malzemesi ısmarlarlar.Üç arkadaş bu isleri gördükten sonra öğle yemeği için İstasyon lokantasına geldiklerinde zamanın Futbol Federasyonu Başkanı mevkisindeki James Lofantaine ile karşılaşırlar niyetleri hakkında bilgi verirler ve manevi destek vaadi alırlar.Bu ve sile ile yeni kulüp Fenerbahçe şerefine ilk kadehler bu lokantada bu dört kişi tarafından kaldırılır. Üç genç ertesi gün Necip Bey'in evinde buluşmak üzere dağılırlar , Ayetullah Bey arkadaşı Galip Beyi (Kulaksızoğlu),Necip Bey akrabası Hassan (Sami)yi ve Hintli Asaf Beyi bulurlar niyetlerini ve aldıkları kararları onlara anlatırlar ve onlardan iş birliği vaadi alırlar ve Necip Bey'in evinde buluşmak üzere ayrılırlar.Ertesi günkü toplantıya Ziya ,Ayetullah ,Necip ,Galip ,Hassan Sami ve Asaf katılırlar.Bu toplantıda o yıl için liglere girme imkanlarının olmadığı konusunda hem fikir olurlar.İlerisi için antrenmanlara başlama ve kadroyu tamamlamak için karar alınır.Fenerbahçeli gençler ilk antrenmanlarını 6 kişi yaparlar.Asaf kaleci ,Ziya ile Sami bek ,Ayetullah ve Necip haf ,Galip de forvet oynuyorlardı. Moda ,Fenerbahçe ,Kordere ,Kuşdili ,İbrahim Ağa saha ve çayırlarında yapılan antrenmanlarla kadro yavaş yavaş tamamlanır.Fethi ve Nevzat adli iki genç forvete ,Hasan ve Hüseyin (Dalaklı)kardeşler ,Galatasaraylı iken kulübüyle arası açılan Mahzar takıma dahil edilirler ve kadro su şekilde oluşur. Asaf - Ziya ,Sami - Ayetullah ,Mahzar ,Necip - Fethi ,Galip ,Hüseyin ,Hasan ,Nevzat bu kadronun özellikle defansında sık sık yer değiştirmeler olur.Kulüp ve takım faaliyete geçtikten kısa bir sure sonra Saraya mensup bir zat ,ışık saçan fener alameti için kendilerini ikaz eder bunun üzerine bu alamet hemen yok edilmiştir.Bu arada Reis Ziya Bey, tanıdığı bir ermeni bestekara bir Fenerbahçe marşı besteletti.Ancak hüküm süren İstibdat rejiminden dolayı ( ebediyet ,ilerleme ,kuvvet ,gayret ve birlik )anlamlarını taşıyan bu marş da hemen yok edildi.Mevsim yaz olduğundan sari şeritli beyaz gömlekler gençleri çok terle tiyordu arkadaşlarının şikayetleri üzerine Ziya Bey James Lafontaine vasıtasıyla Frank Sugg firmasına sari - lacivert ince gömlekler ,çoraplar ve o zamanlar lokmalı tabir edilen toplardan sipariş eder ve ayrıca futbol sahasını çizmek üzere bir el makinesi ve futbolla ilgili kitap siparişi verilir.

Sonbahar gelmiş okullar açılmıştı.Özellikle St Joseph lisesinden yeni katılımlar olmuştu.Okulun Türkçe öğretmeni Enver (Yeliker) bey gençleri bu sportif hareketlerinden dolayı tebrik etmiş ve onlara manevi destek vermişti.Hatta bazı öğrencilerini ve Hasan (Baydar) bizzat getirip bu topluluğa katmıştı.Kuvvetin ancak birlik ve beraberlikten doğabileceğini ,insanların hedeflerine birbirlerine yardim etmek şartı ile ulaşabileceklerini ,bununda Allah'ın emri olduğunu telkin etmek suretiyle hürriyet aşklarını da kamçılamaktan geri kalmamıştı. Bu sıralarda Fenerbahçe'ye iltihaklar devam ediyordu Zeki Mazlum ,Hayri ,İsviçreli Gustave Haenny,Ingiliz Armitage gibi.Kıs mevsimi antrenman ve mahalli topluluklarla yapılan antrenman maçlarıyla geçti.Yaz gelince de İstibdat rejimi yıkılıp 23 Temmuz 1908 de II Meşrutiyet ilan edilmişti. Fenerbahçe (Cemiyetler Kanunu)na göre ilk tescil edilen Türk kulübü olma mazhariyetine eristikten sonra artık iddialı maçlara da çıkıyordu.İlk çetin mücadele Moda kulübüyle yapıldı.Fakat Moda kulübünde oynayan o devrin en meşhur ve ilk Türk futbolcusu olan Bahriye Nazırı Hüsnü Paşazade Fuat (Kayacan) beyi aralarına almak Fenerbahçeli gençler için büyük gaye olmuştu ancak Fuat bey tecrübesiz gençler arasına katılmayı bir turlu kabul etmemekle onları kırmış ve gücendirmişti. İşte bu sebepten Fuat' li Moda' ya karşı büyük bir hırsla çıkan Fenerbahçeliler 1908 Eylülündeki bu maçta kuvvetli rakiplerini 2-0 yenmeyi başardılar.Fenerbahçe'nin bu kuruluş devresinde Antipa adli bir doktor kendilerine tabiplik yapmış ve Kadıköy Caddesi Ermeni Kilisesi karşısındaki eczanesinde hastalık ve sakatlık hallerinde gençleri tedavi etmişti.Hürriyetin ilanı ve subay çıkan Necip' in donanmaya katılması üzerine kaptanlık Galip (Kulaksızoğlu)na geçti.İdare islerini de Ayetullah Bey yerine getirmeye başladı.Toplantılar artık azaların evinde değil ,Koço' nun Mühürdar Gazinosunda yapılmağa başlandı.1909 Kışı özel maçlarla geçerken takımında form grafiği yükselmişti.İdare heyeti takımın hazır hale geldiğine kanaat getirip (İstanbul Şampiyonluğu Ligi)ne katılmaya karar verince çalışmalar hızlandırıldı.1909 İlkbahar ve yaz aylarında Dalaklı Hüseyin nezaretinde çalışan takım kondisyon ve taktik yönden lig arifesinde mükemmel bir form kazanmıştı.Ligin başlaması na tekamül eden hafta içinde antrenör Hüseyin Dalaklı ve futbolculardan Hasan ve İngiliz Armitage nin Kadıköy Kulübüne geçmeleri Fenerbahçe'yi zor duruma düşürdüğü gibi manevi yönden de etkile di.Fenerbahçe' nin ilk defa katıldığı İstanbul Ligini 5'inci olarak bitirmesi ise daha yıkıcı oldu.Bu sıkıntılı günlerde kulübünü ihmal eden Ziya Bey ve bir kaç arkadaşı da istifa etti.

Ziya (Songülen) Bey'in istifa etmesinin arkasındaki bir diğer faktörde Fenerbahçe Kulübü başkan  liginin dışında büyük davalara girmesi ve birkaç Türk ve İngiliz arkadaşıyla beraber 1908 Sonbaharında (Union Kulüp)ü kurmuş olmasıdır.Kendisinden beklenen randıman azalmıştı, Fenerbahçe' ye daha az zaman ayırmaya başlaması istifasında etkili olmuştur.Bu durum karşısında 1910/11 yılların da lige katılmak güçleşmişti ,civardaki semt takımlarıyla birleşmek çareleri aranmaya başlanıldı.Bu  teşebbüslerden en önemlisi ise Üsküdar Kulübüyle olan birleşme hareketidir.Bu kulüple yapılan mutabakat çalışmaları sırasında iki kulüpte hizip bas göstermiştir.Bu durum karşısında Mühürdar Gazinosunda yapılan toplantıda Reis Ayetullah Beyin dirayeti ve celadeti Fenerbahçe isim ve renklerinin ortadan kaldırılmasına yönelik projenin hayata geçirilmesini önlemiştir.Birleşme görüşmeleri nin sona erdirilmesi üzerine 5-10 genç yine baş başa kalırlar.Bu günlerde sahaya takım çıkartmak ta büyük güçlükler çekerler. Imogene gibi sefaret gemilerinin mürettebatından alınan ödünç futbolcularla tamamlanan takım ligi yine 5 'inci bitirir.

Bu  sıralarda  düşülen  ihtilaf  ve   ümitsizlik  çukurundan  Fenerbahçe 'yi  kurtaranların basında El Katip zade Mustafa Bey gelir.Kuşdili Kulübü Reisi iken  Fenerbahçe'ye katılan bu  zat  bir kulübün toplama  futbolcularla başarılı olmayacağını kavrayarak semt semt, mahalle  mahalle  dolaşıp  Arif, Nuri, Nüzhet, Tripo  gibi gençleri Fenerbahçe bünyesine katmıştır.El  Katipzade  Mustafa  Bey'in  bu  çalışmaları   Fenerbahçe 'yi   yükselten ve Fenerbahçe  yapan  teşebbüslerin başında gelir.Bu  çalışkan zat ilk is olarak daha önce idaresinde  bulunan  Kuşdili  Kulübünü Fenerbahçe'ye iltihak etmiş böylelikle bu kulübün formasını  giyen  kıymetli  futbolcular Sait Selahattin ,Kemal Aşkın ,Hasan Kamil ,Topuz Hikmet, Selahattin Manço, Ömer  Nazıma  gibi  değerleri  Fenerbahçeye kazandırmıştır. Fenerbahçe  Kulübünü  ligde  temsil  etmeye  layık  bir  kadro  kurarken  diğer  yandan Fenerbahçe'nin geleceğinin teminatı Bekir, Cemil, Cafer, Haydar, Ethem, Fahri, Aladdin, Zeki, Feyzi, Necip Şahin, Refik Osman   gibi  Kadıköy   Numune   Mektebinde  oynayan gençleri  Fenerbahçe  genç  takımına kazandırmıştır.Bu olumlu gelişmeler Fenerbahçe'yi layık olduğu yere getirmiştir.Fenerbahçe Türkiye de ilk defa renkleri altında genç takımlar kuran kulüp olmuş o yıl A takımı da 1911-1912 ligini namağlup bitirerek İstanbul Ligi Şampiyonu olmuştur.Bu İstanbul ligi şampiyonluğu Fenerbahçe Futbol Kulübünde büyük İnkılapların meydana gelmesine sebebiyet vermiş ve onun yükselmesinde  önemli rol almıştır.Kemal Aşkın'ın 1911 senesinde kulübe lokal olarak tahsis ettiği evinin bahçesindeki müstakil odada bir yıl barınan Fenerbahçe, gelen şampiyonlukla zamanın teamülleri gereği  Union Kulüpte 15 Eylül 1912 spor bayramı düzenleme hakkini kazanmış buradan elde ettiği 41 Altın  lira hasılatla Altı yol ağzında bir lokal kiralamış ve içini döşeme imkanına sahip olmuştur.Bu lokal üye sayısının çoğalmasına imkan vermiştir.Üye sayısının ve farklı branşlarda faaliyet gösterip başarılı olan üyelerin artmasından dolayı (Fenerbahçe Futbol Kulübü) adı (Fenerbahçe Spor Kulübüne) çevrilmiş ve Fenerbahçe burnundaki fenerin resmini taşıyan ilk rozetin yerine ,Topuz Hikmetin hazırladığı bugünkü 5 renkli rozet kullanılmaya başlanmıştır.

Birinci Dünya Savaşının yaşandığı yıllarda disiplin konusu Fenerbahçe Spor Kulübünde yeni bir buhran yarattı.Yedi as futbolcunun Altınordu gibi rakip bir kulübe geçmeleri tehdidi ile karşı karşıya kalındı.Fakat Fenerbahçe Spor Kulübü sonucu ne olursa olsun prensiplerinden ödün vermedi.Bu buhran genç takımlardan yapılan takviyelerle çabuk atlatıldı.Bu günlerde Askeri Tıbbiye ve Baydar mekteplerinden bir çok kıymetli sporcunun iştirakiyle Fenerbahçe daha da kuvvetlenmişti.Bu günlerde yeni üyelerden Tıbbiye öğrencisi Çelebizade Sait Tevfik'in gösterdiği gayretli çalışmalar şükranla kayda değer. Yine bugünlerde yasanmış bir ziyaret hatırası Fenerbahçe tarihi için cidden essiz ve ebedi gurur vesilesi teşkil eder.Bu ziyareti yapan kişi ,Gelibolu yarımadasında denize döktüğü düşmanı Suriye çöllerinde karşılamaya giden Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal dır. 3 Mayıs 1918 de İstanbul dan geçerken kısa zamanı esnasında Fenerbahçe Spor Kulübünü ziyaret etmiş ve kulüp hatıra defterine takdir ve tebriklerini şu şekilde kaydetmiştir. (Fenerbahçe Kulübünün her tarafta mahzar-i takdir olmuş bulunan asar-i mesaisini işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmetini tebrik etmeyi vazife edinmiştim.Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir.Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim.)Büyük Atamızın bu kıymetli duygu ve yazıları Fenerbahçe Spor Kulübü için paha biçilmez bir kıymettir.Fenerbahçe Spor Kulübü tarihinin en büyük tehlikesini ciddi ulvi ve kutsal bir gaye uğruna Vatan ve İstiklalin kurtuluşu uğruna yaşamıştır.Bugün, bu vatan uğruna yapılanlardan dolayı da büyük bir övünç kaynağına sahiptir.Osmanlı İmparatorluğunun işgali ile sonuçlanan Birinci Dünya savaşından sonra aziz yurdumuzun istila yıllarında Fenerbahçe Spor Kulübü milli vazifesini yerine getirmeye koşmuş ve Anadolu mücahitlerine silah ve cephane temini ve sevki isine girişmiştir.Geceleri dere kenarına yaklaşan balıkçı kayıkları tarzında kamufle edilmiş tekneler kulüp mahzenlerinden gizlice yüklerini alır boğazdan Karadenize açılır oradan da silah ve cephaneyi Anadolu'ya ulaştırırdı.Bir ihbar üzerine işgal orduları başkomutanlığı 1920 senesi Haziran ayında bir gece Fenerbahçe Spor Kulübüne gizlice baskın yaptı.Kuşdili çayırı mevkisinde meydana gelen çatışmada bir şehit veren kulübümüze ertesi gün işgal orduları başkomutanlığı delillere dayandığı kaydıyla aşağıdaki 3 ağır suçu Fenerbahçe Umumi Katibi Ömer Nazıma (Elbi)ye sıralamıştır.

1-Fenerbahçe Spor Kulübü İttihat ve Terakki Cemiyetinin bir şubesidir.

2-Müttefiklere karşı düşmanca duygularla hareket eden bir kurum olarak faaliyet gösteriyor.

3-Anadolu'daki asi ve kuvvetlere silah ve cephane sevkıyatını yürütüyor.

İşgal orduları komutanlığı yukarıdaki 3 ağır suç öne sürerek Fenerbahçe Spor Kulübünü kapatmaya teşebbüs etmiş.Bu maksatla bir manga sungulu düşman askeri kulüp bahçesine silah çatmış ve idare heyetini gözetim altına almıştır. Bu olay şüphesiz Fenerbahçe tarihinin çok şerefli hadiselerinden biridir. Fenerbahçe Spor Kulübü bu uğurda kazandığı manevi kazancın yani sıra uğradığı büyük zarar ve çekilen ızdıraplı günler unutulmaması gereken bir ayrıntıdır.Bir çok kıymetli idareci ve üye kulüpten uzaklaştırılmış olması Fenerbahçe de buhran yaratmıştır.Devamlı göz hapsine alınan Fenerbahçe Spor Kulübü kapanma sürecine girmişken üyelerden Burhan BELGE nin evinde yapılan gizli toplantılarla Fenerbahçe ruhu kulüp dışında yaşatılmış ve Fenerbahçe Spor Kulübü ilk fırsatta tekrar harekete geçmiştir.Bu olaydan sonra Fenerbahçe Spor Kulübünde (Müessesan Heyeti) 30 kişiden oluşan bu heyette Umumi Katip ,Umumi Kaptan ve Muhasebeci sıfatlarını taşıyan 3 kişilik bir idare heyeti temsil etmiş ve kulüp Şükrü Saraçoğlu nun başkan seçildiği 1934 senesine kadar fahri başkanlar hariç 3 kişiden oluşan idare heyetlerince idare edilmiştir.

Fenerbahçe Spor Kulübünün düşman tarafından işgali ve tahliyesi kısa süreli bir buhran yaratmıştı bu olaydan sonra doğan yeni milli ve azimkar ruh hali kulübün tarihinde şaşalı bir dönemin açılmasını vesile olmuştur.Bu parlak dönem (Mütareke ve İşgal yılları Zaferleri)dir.Bu dönemdeki müsabakalar sportif olmaktan çıkmış milli hüviyete bürünmüş ve 1918 yılının Kasım ayından 1923 yılının Kasım ayını içine alan bu sürede oynanan maçlar Fenerbahçe'nin Türk milletinin büyük sevgisini kazandığı yıllar olmuştur.Düşman karşısında alınan bu zaferler milli hisleri şahlanan pek çok Türk gencinin Anadolu'daki kurtuluş hareketine katılmak için koşmasına sebebiyet vermiştir.Fenerbahçe'nin yüce vatan için yapmış olduğu bu hizmetteki kudreti ve rolü çok manidar bir hatıra olarak ebediyen yaşayacaktır.Nitekim o yıllarda harap olmuş yurdu ve kan ağlayan yaralı milletin yüreklerdeki ızdırabı dindiren (Varım) diye haykıran Fenerbahçe mağrur müstevli devletlerin antrenmanlı, takviyeli ve talimatlı sayısız münferit ve karma takımlarına karşı senelerce devamlı zaferler kazanmış Türk milletine teselli ,ümit, ve cesaret vererek mücadele azmini körüklemiştir.Nihai zafere olan imanı kuvvetlendirerek muazzam bir sevgi selini isim ve renkleri üzerine toplamıştır. Milletlerarası Spor Birliğiyle 1923 sonbaharında başlayan milli temaslar ve katıldığımız Olimpiyat'lardaki Fenerbahçe nin Türk milletini temsilde baş rolü oynaması Avrupa'nın ünlü profesyonelleri karşısında aldığı başarılar bu sevgiyi genişleten Fenerbahçe 'liliği adeta mezhep haline getiren hadiseler olmuştur.