|
yine futbol dur.Üçü
birden artık dimağlarında yerleşen bu fikri ortaya atarlar (Bizde bir futbol kulübü kuralım) derler.Bunu
hayata geçirmenin mümkün olup olmadığı düşünülür görüşülürken
diğerlerinden iki yas
daha büyük olan ve mali durumu daha müsait olan Ziya Bey
gerekli olan parayı ben veririm deyince
diğerlerinin cesareti artar hatta bu fedakarlığından dolayı
Ziya Beye sen reis olursun teklifinde
bulunurlar.Ayetullah Bey katiplik görevini Necip Bey de
kaptanlık ve veznedarlık görevini
üstlenir.Bu
üç Türk genci artık bir futbol kulübü kurmayı mutlak suretle
kararlaştırmış ve isim,renk
ve
alamet mevzularını da bu toplantıda karara bağlamışlardır.İsim
olarak alametin güzelliğinden ve
muhitleri olduğundan (Fenerbahçe Futbol Kulübü)olarak isimde
mutabık olmuşlar ,alamet olarak ta Fenerbahçe burnundaki Feneri
seçmişlerdir.Takımın renklerine gelince Ayetullah Bey ve
Necip Bey'in kıskançlık ve asalet timsali (sarı-lacivert)
teklifine karşılık Ziya Bey kıskançlık ve temizlik
manasına gelen (sari-beyaz)i ileri sürdü ve ısrarla
müdafaa etti.Takımın forma ve levazımatını
temin etme görevini üstüne almayı kabul etmesi üzerine
arkadaşlar Ziya Bey'in bu arzu sunu
kırmadılar.Böylece 3 arkadaş bir iki saat içerisinde 4 önemli
konuyu halletmişlerdi buna göre 1-Bir futbol kulübü
kuracaklardı.Reisi:Ziya Bey,<Katibi: Ayetullah Bey ,Kaptanı :Necip Bey
olacaktı.
2-
Adi (Fenerbahçe Futbol Kulübü)olacaktı.
3-
Alameti Fenerbahçe burnunda ışık saçan Fenerdi.
4-
Renkleri de Sari - Beyazdır.
Ertesi
sabah üç arkadaş buluşmak üzere ayrılırlar.Sabah olur
buluşurlar, doğru Baker mağazasına gidilir beyaz gömlek ve
sari kumaş alırlar bir terziye götürüp beyaz gömlekler üzerine
sari şeritleri
diktirmek
için sipariş verirler.Sonra Ziya Bey'in tanıdığı bir matbaaya
giderler ,Fenerbahçe burnundaki
ışık saçan fener armalı kırtasiye malzemesi ısmarlarlar.Üç
arkadaş
bu isleri gördükten sonra öğle
yemeği için İstasyon lokantasına geldiklerinde zamanın Futbol
Federasyonu Başkanı mevkisindeki James
Lofantaine ile karşılaşırlar niyetleri hakkında bilgi verirler
ve manevi destek vaadi alırlar.Bu ve sile
ile yeni kulüp Fenerbahçe şerefine ilk kadehler bu lokantada bu
dört kişi tarafından kaldırılır.
Üç genç ertesi gün Necip Bey'in evinde buluşmak üzere
dağılırlar
, Ayetullah
Bey arkadaşı Galip Beyi
(Kulaksızoğlu),Necip Bey akrabası Hassan (Sami)yi ve
Hintli Asaf Beyi bulurlar niyetlerini ve aldıkları kararları
onlara anlatırlar ve onlardan iş birliği vaadi alırlar ve
Necip Bey'in evinde buluşmak
üzere ayrılırlar.Ertesi günkü toplantıya Ziya ,Ayetullah ,Necip
,Galip ,Hassan Sami ve Asaf
katılırlar.Bu
toplantıda o yıl için liglere girme imkanlarının olmadığı
konusunda hem fikir olurlar.İlerisi için antrenmanlara
başlama ve kadroyu tamamlamak için karar alınır.Fenerbahçeli
gençler ilk antrenmanlarını 6 kişi yaparlar.Asaf kaleci ,Ziya
ile Sami bek ,Ayetullah ve Necip haf ,Galip de forvet
oynuyorlardı. Moda ,Fenerbahçe ,Kordere ,Kuşdili ,İbrahim Ağa
saha ve çayırlarında yapılan antrenmanlarla kadro yavaş yavaş
tamamlanır.Fethi ve Nevzat adli iki genç forvete ,Hasan ve
Hüseyin (Dalaklı)kardeşler ,Galatasaraylı iken kulübüyle
arası açılan Mahzar
takıma
dahil edilirler ve kadro su şekilde oluşur. Asaf - Ziya ,Sami
- Ayetullah ,Mahzar ,Necip - Fethi ,Galip ,Hüseyin ,Hasan ,Nevzat
bu kadronun özellikle defansında sık sık yer değiştirmeler
olur.Kulüp ve takım faaliyete geçtikten kısa bir sure sonra
Saraya mensup bir zat ,ışık saçan fener
alameti için kendilerini ikaz eder bunun üzerine bu alamet
hemen yok edilmiştir.Bu arada Reis
Ziya Bey, tanıdığı bir ermeni bestekara bir Fenerbahçe marşı
besteletti.Ancak hüküm süren
İstibdat
rejiminden dolayı ( ebediyet ,ilerleme ,kuvvet ,gayret ve birlik
)anlamlarını taşıyan bu marş
da hemen yok edildi.Mevsim yaz olduğundan sari şeritli beyaz
gömlekler gençleri çok terle tiyordu
arkadaşlarının şikayetleri üzerine Ziya Bey James Lafontaine
vasıtasıyla Frank Sugg
firmasına
sari - lacivert ince gömlekler ,çoraplar ve o zamanlar lokmalı
tabir edilen toplardan
sipariş
eder ve ayrıca futbol sahasını çizmek üzere bir el makinesi
ve futbolla ilgili kitap
siparişi
verilir.
Sonbahar
gelmiş okullar açılmıştı.Özellikle St Joseph lisesinden yeni
katılımlar olmuştu.Okulun
Türkçe öğretmeni Enver (Yeliker) bey gençleri bu sportif
hareketlerinden dolayı tebrik etmiş ve onlara
manevi destek vermişti.Hatta bazı öğrencilerini ve Hasan (Baydar) bizzat getirip bu
topluluğa
katmıştı.Kuvvetin ancak birlik ve beraberlikten doğabileceğini
,insanların hedeflerine birbirlerine
yardim etmek şartı ile ulaşabileceklerini ,bununda Allah'ın
emri olduğunu telkin etmek suretiyle hürriyet aşklarını da
kamçılamaktan geri kalmamıştı. Bu
sıralarda Fenerbahçe'ye iltihaklar devam
ediyordu Zeki Mazlum ,Hayri ,İsviçreli Gustave Haenny,Ingiliz
Armitage gibi.Kıs mevsimi antrenman ve mahalli
topluluklarla yapılan antrenman maçlarıyla geçti.Yaz
gelince de İstibdat rejimi yıkılıp 23 Temmuz 1908 de II
Meşrutiyet ilan edilmişti.
Fenerbahçe
(Cemiyetler Kanunu)na göre ilk tescil edilen Türk kulübü olma
mazhariyetine eristikten sonra artık iddialı maçlara da
çıkıyordu.İlk çetin mücadele Moda kulübüyle yapıldı.Fakat Moda kulübünde
oynayan o devrin en meşhur ve ilk Türk futbolcusu olan Bahriye
Nazırı Hüsnü Paşazade Fuat
(Kayacan) beyi aralarına almak Fenerbahçeli gençler için
büyük gaye olmuştu ancak Fuat bey
tecrübesiz gençler arasına katılmayı bir turlu kabul etmemekle
onları kırmış ve gücendirmişti.
İşte
bu sebepten Fuat' li Moda' ya karşı büyük bir hırsla çıkan
Fenerbahçeliler 1908 Eylülündeki
bu
maçta kuvvetli rakiplerini 2-0 yenmeyi
başardılar.Fenerbahçe'nin bu kuruluş devresinde Antipa adli
bir doktor kendilerine tabiplik yapmış ve Kadıköy Caddesi
Ermeni Kilisesi karşısındaki eczanesinde
hastalık ve sakatlık hallerinde gençleri tedavi
etmişti.Hürriyetin ilanı ve subay çıkan Necip' in donanmaya
katılması üzerine kaptanlık Galip (Kulaksızoğlu)na geçti.İdare
islerini de Ayetullah Bey yerine
getirmeye başladı.Toplantılar artık azaların evinde değil ,Koço'
nun Mühürdar Gazinosunda
yapılmağa başlandı.1909 Kışı özel maçlarla geçerken takımında
form grafiği yükselmişti.İdare heyeti
takımın hazır hale geldiğine kanaat getirip (İstanbul
Şampiyonluğu Ligi)ne katılmaya karar verince
çalışmalar hızlandırıldı.1909 İlkbahar ve yaz aylarında
Dalaklı Hüseyin nezaretinde çalışan takım kondisyon ve taktik
yönden lig arifesinde mükemmel bir form kazanmıştı.Ligin
başlaması na
tekamül eden hafta içinde antrenör Hüseyin Dalaklı ve
futbolculardan Hasan ve İngiliz Armitage nin
Kadıköy Kulübüne geçmeleri Fenerbahçe'yi zor duruma düşürdüğü
gibi manevi yönden de etkile
di.Fenerbahçe'
nin ilk defa katıldığı İstanbul Ligini 5'inci olarak bitirmesi
ise daha yıkıcı oldu.Bu sıkıntılı günlerde kulübünü ihmal eden
Ziya Bey ve bir kaç arkadaşı da istifa etti.
Ziya
(Songülen) Bey'in istifa etmesinin arkasındaki bir diğer
faktörde Fenerbahçe Kulübü başkan liginin dışında büyük
davalara girmesi ve birkaç Türk ve İngiliz arkadaşıyla beraber
1908 Sonbaharında (Union Kulüp)ü kurmuş olmasıdır.Kendisinden beklenen
randıman azalmıştı, Fenerbahçe' ye daha az zaman ayırmaya
başlaması istifasında etkili olmuştur.Bu durum karşısında
1910/11 yılların da lige katılmak güçleşmişti ,civardaki semt
takımlarıyla birleşmek çareleri aranmaya başlanıldı.Bu
teşebbüslerden en önemlisi ise Üsküdar Kulübüyle olan birleşme
hareketidir.Bu kulüple yapılan mutabakat çalışmaları sırasında
iki kulüpte hizip bas göstermiştir.Bu durum karşısında
Mühürdar
Gazinosunda yapılan toplantıda Reis Ayetullah Beyin dirayeti
ve celadeti Fenerbahçe isim ve renklerinin ortadan kaldırılmasına yönelik projenin hayata
geçirilmesini önlemiştir.Birleşme görüşmeleri
nin sona erdirilmesi üzerine 5-10 genç yine baş başa
kalırlar.Bu günlerde sahaya takım çıkartmak
ta büyük güçlükler çekerler. Imogene gibi sefaret gemilerinin
mürettebatından alınan ödünç futbolcularla tamamlanan
takım ligi yine 5 'inci bitirir.
Bu sıralarda düşülen ihtilaf ve ümitsizlik çukurundan Fenerbahçe
'yi kurtaranların basında El Katip zade
Mustafa Bey gelir.Kuşdili Kulübü Reisi iken Fenerbahçe'ye
katılan bu zat bir kulübün toplama futbolcularla başarılı olmayacağını kavrayarak semt semt, mahalle mahalle dolaşıp Arif, Nuri, Nüzhet, Tripo gibi gençleri
Fenerbahçe bünyesine katmıştır.El Katipzade Mustafa Bey'in bu çalışmaları Fenerbahçe 'yi yükselten ve Fenerbahçe yapan teşebbüslerin başında gelir.Bu çalışkan zat ilk is olarak daha
önce idaresinde bulunan Kuşdili Kulübünü Fenerbahçe'ye iltihak
etmiş böylelikle bu kulübün formasını giyen kıymetli futbolcular Sait Selahattin ,Kemal Aşkın ,Hasan Kamil ,Topuz
Hikmet, Selahattin Manço, Ömer Nazıma gibi
değerleri Fenerbahçeye kazandırmıştır. Fenerbahçe Kulübünü ligde temsil etmeye layık bir kadro kurarken diğer yandan Fenerbahçe'nin geleceğinin teminatı Bekir, Cemil, Cafer, Haydar, Ethem, Fahri, Aladdin, Zeki, Feyzi, Necip Şahin, Refik Osman gibi Kadıköy Numune Mektebinde oynayan gençleri Fenerbahçe genç takımına kazandırmıştır.Bu olumlu gelişmeler Fenerbahçe'yi layık olduğu yere
getirmiştir.Fenerbahçe Türkiye de ilk defa renkleri altında
genç takımlar kuran kulüp olmuş o yıl A takımı da 1911-1912
ligini namağlup bitirerek İstanbul Ligi Şampiyonu olmuştur.Bu
İstanbul ligi şampiyonluğu Fenerbahçe Futbol Kulübünde büyük
İnkılapların meydana gelmesine sebebiyet vermiş ve onun
yükselmesinde önemli rol almıştır.Kemal Aşkın'ın 1911
senesinde kulübe lokal olarak tahsis ettiği evinin bahçesindeki
müstakil odada bir yıl barınan Fenerbahçe, gelen
şampiyonlukla zamanın teamülleri gereği Union Kulüpte 15
Eylül 1912 spor bayramı düzenleme hakkini kazanmış buradan elde
ettiği 41 Altın lira hasılatla Altı yol ağzında bir lokal
kiralamış ve içini döşeme imkanına sahip olmuştur.Bu lokal üye
sayısının çoğalmasına imkan vermiştir.Üye sayısının ve farklı
branşlarda faaliyet gösterip başarılı olan üyelerin
artmasından dolayı (Fenerbahçe Futbol Kulübü) adı (Fenerbahçe Spor Kulübüne)
çevrilmiş ve Fenerbahçe burnundaki fenerin resmini taşıyan
ilk rozetin yerine ,Topuz Hikmetin
hazırladığı bugünkü 5 renkli rozet kullanılmaya başlanmıştır.
Birinci
Dünya Savaşının yaşandığı yıllarda disiplin konusu Fenerbahçe
Spor Kulübünde yeni bir buhran yarattı.Yedi as futbolcunun
Altınordu gibi rakip bir kulübe geçmeleri tehdidi ile karşı
karşıya kalındı.Fakat Fenerbahçe Spor Kulübü sonucu
ne olursa olsun prensiplerinden ödün vermedi.Bu buhran genç
takımlardan yapılan takviyelerle çabuk atlatıldı.Bu günlerde
Askeri Tıbbiye ve
Baydar mekteplerinden bir çok kıymetli sporcunun iştirakiyle
Fenerbahçe
daha da kuvvetlenmişti.Bu günlerde yeni üyelerden Tıbbiye
öğrencisi Çelebizade Sait Tevfik'in gösterdiği gayretli
çalışmalar şükranla kayda değer. Yine
bugünlerde yasanmış bir ziyaret hatırası Fenerbahçe tarihi
için cidden essiz
ve ebedi gurur vesilesi teşkil eder.Bu ziyareti yapan kişi ,Gelibolu
yarımadasında denize döktüğü düşmanı Suriye çöllerinde
karşılamaya giden Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal dır. 3
Mayıs 1918 de İstanbul dan geçerken kısa zamanı esnasında
Fenerbahçe Spor Kulübünü ziyaret etmiş ve
kulüp hatıra defterine takdir ve tebriklerini şu şekilde
kaydetmiştir. (Fenerbahçe Kulübünün her tarafta mahzar-i takdir olmuş bulunan
asar-i mesaisini işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı
himmetini tebrik etmeyi vazife
edinmiştim.Bu
vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir.Takdirat ve
tebrikatımı
buraya kayd ile mübahiyim.)Büyük Atamızın bu kıymetli duygu ve
yazıları Fenerbahçe Spor Kulübü için paha biçilmez bir
kıymettir.Fenerbahçe Spor Kulübü tarihinin en
büyük tehlikesini ciddi
ulvi ve kutsal bir gaye uğruna Vatan ve İstiklalin kurtuluşu
uğruna yaşamıştır.Bugün, bu vatan uğruna yapılanlardan
dolayı da büyük bir övünç kaynağına sahiptir.Osmanlı
İmparatorluğunun işgali ile sonuçlanan Birinci Dünya
savaşından sonra aziz yurdumuzun istila yıllarında Fenerbahçe
Spor Kulübü milli vazifesini yerine getirmeye koşmuş ve Anadolu
mücahitlerine
silah ve cephane temini ve sevki isine girişmiştir.Geceleri
dere kenarına
yaklaşan balıkçı kayıkları tarzında kamufle edilmiş tekneler
kulüp mahzenlerinden gizlice yüklerini alır boğazdan
Karadenize açılır oradan da silah ve cephaneyi Anadolu'ya
ulaştırırdı.Bir
ihbar üzerine işgal orduları başkomutanlığı 1920 senesi
Haziran ayında bir gece Fenerbahçe Spor Kulübüne gizlice
baskın yaptı.Kuşdili çayırı mevkisinde meydana gelen çatışmada bir
şehit veren kulübümüze ertesi gün işgal orduları
başkomutanlığı
delillere dayandığı kaydıyla aşağıdaki 3 ağır suçu Fenerbahçe
Umumi Katibi Ömer Nazıma (Elbi)ye sıralamıştır.
1-Fenerbahçe
Spor Kulübü İttihat ve Terakki Cemiyetinin bir şubesidir.
2-Müttefiklere
karşı düşmanca duygularla hareket eden bir kurum olarak
faaliyet
gösteriyor.
3-Anadolu'daki
asi ve kuvvetlere silah ve cephane sevkıyatını yürütüyor.
İşgal orduları komutanlığı yukarıdaki 3 ağır suç öne sürerek
Fenerbahçe Spor Kulübünü kapatmaya teşebbüs etmiş.Bu maksatla
bir manga sungulu düşman askeri kulüp bahçesine silah çatmış ve
idare heyetini gözetim altına almıştır. Bu olay şüphesiz
Fenerbahçe tarihinin çok şerefli hadiselerinden biridir.
Fenerbahçe Spor Kulübü bu uğurda kazandığı manevi kazancın yani
sıra uğradığı büyük zarar ve çekilen
ızdıraplı günler
unutulmaması gereken bir ayrıntıdır.Bir çok kıymetli idareci
ve üye kulüpten uzaklaştırılmış olması Fenerbahçe de buhran
yaratmıştır.Devamlı göz hapsine alınan Fenerbahçe Spor Kulübü
kapanma sürecine girmişken üyelerden Burhan BELGE nin
evinde yapılan gizli toplantılarla Fenerbahçe ruhu kulüp
dışında yaşatılmış ve Fenerbahçe Spor Kulübü ilk fırsatta
tekrar harekete geçmiştir.Bu olaydan sonra Fenerbahçe
Spor Kulübünde (Müessesan Heyeti) 30 kişiden oluşan bu heyette Umumi Katip ,Umumi Kaptan ve Muhasebeci
sıfatlarını taşıyan 3 kişilik bir idare heyeti temsil etmiş ve kulüp
Şükrü
Saraçoğlu nun başkan seçildiği 1934 senesine kadar fahri
başkanlar hariç 3 kişiden oluşan idare heyetlerince idare
edilmiştir.
Fenerbahçe
Spor Kulübünün düşman tarafından işgali ve tahliyesi kısa
süreli bir buhran
yaratmıştı bu olaydan sonra doğan yeni milli ve azimkar ruh
hali kulübün tarihinde
şaşalı bir dönemin açılmasını vesile olmuştur.Bu parlak dönem
(Mütareke ve
İşgal yılları Zaferleri)dir.Bu dönemdeki müsabakalar sportif
olmaktan çıkmış milli
hüviyete bürünmüş ve 1918 yılının Kasım ayından 1923 yılının
Kasım ayını
içine
alan bu sürede oynanan maçlar Fenerbahçe'nin Türk milletinin
büyük sevgisini kazandığı yıllar olmuştur.Düşman karşısında
alınan bu zaferler milli hisleri
şahlanan
pek çok Türk gencinin Anadolu'daki kurtuluş hareketine
katılmak için
koşmasına
sebebiyet vermiştir.Fenerbahçe'nin yüce vatan için yapmış
olduğu bu hizmetteki
kudreti ve rolü çok manidar bir hatıra olarak ebediyen
yaşayacaktır.Nitekim o yıllarda harap olmuş yurdu ve kan ağlayan yaralı
milletin yüreklerdeki ızdırabı
dindiren (Varım) diye haykıran Fenerbahçe mağrur müstevli devletlerin antrenmanlı, takviyeli ve
talimatlı sayısız münferit ve karma takımlarına karşı senelerce
devamlı zaferler
kazanmış Türk milletine teselli ,ümit, ve cesaret vererek
mücadele azmini körüklemiştir.Nihai zafere olan imanı
kuvvetlendirerek muazzam bir sevgi selini isim ve renkleri
üzerine toplamıştır. Milletlerarası Spor Birliğiyle 1923
sonbaharında başlayan milli temaslar ve katıldığımız
Olimpiyat'lardaki Fenerbahçe nin Türk milletini temsilde baş
rolü oynaması Avrupa'nın ünlü profesyonelleri karşısında
aldığı başarılar bu sevgiyi genişleten Fenerbahçe 'liliği
adeta mezhep haline getiren hadiseler olmuştur.
|